Medikal estetik uygulamaları arasında son dönemde dikkat çeken Biyolojik Lifting, cilt yenileme ve doğal gençleşme hedefiyle öne çıkıyor. Medikal Estetik Hekimi Dr. Fatih Gürpınar, uygulamanın çalışma prensibi ve etkilerine ilişkin açıklamalarda bulundu.
Dr. Fatih Gürpınar, Biyolojik Lifting’in yalnızca dış görünümü iyileştirmeye odaklanan bir yöntem olmadığını, aynı zamanda cildin biyolojik yapısını destekleyen bir sistem sunduğunu ifade etti. Uygulamada kullanılan hyalüronik asit, trehaloz ve somon DNA bileşenlerinin birlikte ciltte onarıcı ve canlandırıcı bir etki oluşturduğunu belirtti.
Bu özel kombinasyonun ciltte nem tutulumunu artırdığını, elastikiyet kaybını azaltmaya yardımcı olduğunu ve daha sağlıklı bir görünüm sağladığını dile getiren Gürpınar, “Buradaki temel amaç, cildi olduğundan farklı göstermek değil; daha sağlıklı ve dengeli bir yapıya kavuşturmaktır” dedi.

Uygulama sonrası etkilerin aşamalı olarak ortaya çıktığını belirten uzman hekim, ilk değişimlerin kısa sürede fark edilebildiğini ancak asıl sonuçların cildin doğal yenilenme süreciyle birlikte 10 ila 15 gün içerisinde belirginleştiğini ifade etti.
Tedavi sürecinde hastaların yaşam alışkanlıklarının önemli olduğunu vurgulayan Dr. Fatih Gürpınar, özellikle su tüketiminin hyalüronik asidin etkinliğini desteklediğini ve uygulamanın başarısına katkı sağladığını söyledi.
Kişiye özel planlanan seanslarla uygulanan Biyolojik Lifting’in, cerrahi müdahale gerektirmeden daha genç, daha canlı ve daha sıkı bir cilt görünümü elde etmek isteyenler tarafından tercih edildiğini belirten Gürpınar, yöntemin medikal estetik alanında giderek daha fazla ilgi gördüğünü ifade etti.