Hatay’ın Reyhanlı ilçesinde 53 kişinin hayatını kaybettiği 2013’teki bombalı saldırının faillerinden Mihraç Ural, Milli İstihbarat Teşkilatı ve Suriye Genel İstihbarat Servisi’nin düzenlediği koordineli operasyon sonucu Suriye sınırında yakalandı.
Hatay’ın Reyhanlı ilçesinde 53 kişinin hayatını kaybettiği bombalı saldırının faillerinden Mihraç Ural’ın, Suriye’de Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) ve Suriye İstihbaratı’nın koordineli çalışmaları sonucu yakalandığı bildirildi. Ural’ın, 14 Ekim gecesi düzenlenen operasyon sırasında Suriye sınırını geçmeye çalıştığı sırada gözaltına alındığı belirtildi.
THKP-C’den ayrılan isimlerin oluşturduğu “Acilciler” yapılanmasının önde gelen yöneticileri arasında yer alan Ural’ın uzun süredir takip edildiği kaydedildi. Esad yönetiminin devrilmesinin ardından Suriye’de kaçak yaşadığı ve sürekli yer değiştirdiği belirtilen Ural’ın yakalanmasına yönelik iki ülke istihbarat birimleri arasında bilgi paylaşımı yapıldığı aktarıldı.
Hatay’ın Reyhanlı ilçesinde 11 Mayıs 2013’te iki ayrı noktada bombalı araçlarla düzenlenen saldırılarda 53 kişi hayatını kaybetmiş, çok sayıda kişi yaralanmıştı. Saldırının ardından başlatılan soruşturma kapsamında eylemi gerçekleştiren ve organize eden kişilerin tespit edilmesi için çalışma yürütülmüştü. Şüphelilerden bazılarının yakalandığı, bazılarının ise Suriye’ye kaçtığının belirlendiği açıklanmıştı.
Saldırının organizatörlerinden Yusuf Nazik, 12 Eylül 2018’de MİT’in Suriye’nin Lazkiye kentinde düzenlediği operasyonla yakalanarak Türkiye’ye getirilmişti. Aranan teröristler listesinde mavi kategoride bulunan Nazik’in, Suriye istihbaratıyla bağlantıyı sağladığı ve saldırının faillerini yönlendirdiği belirtilmişti.
Saldırının planlayıcıları arasında yer aldığı belirtilen Muhammed Dib Koralı da 14 Ocak 2025’te Suriye’de düzenlenen MİT operasyonuyla yakalanarak Türkiye’ye getirilmişti. Koralı’nın bombaların temin edilmesinde rol oynadığı kaydedilmişti.
Reyhanlı saldırısıyla bağlantılı olarak 2025’te yakalanan isimlerden biri de Temir Dükancı oldu. Suriye istihbaratıyla bağlantılı olduğu belirtilen Dükancı’nın, saldırıda kullanılan patlayıcıların deniz yoluyla Türkiye’ye geçirilmesine yardım ettiği ve patlayıcıları taşıyacak araçları temin ettiği tespit edilmişti.
MİT tarafından takip edilen Dükancı’nın, Suriye’deki gelişmelerin ardından Lübnan’a kaçmayı planladığı, burada örgüt mensuplarını toplayarak Türkiye’nin yurt dışındaki temsilciliklerine yönelik eylem hazırlığında olduğu ve sahte pasaport aradığı belirlenmişti. Terörden arananlar listesinde turuncu kategoride bulunan Dükancı, Suriye-Lübnan sınırında düzenlenen operasyonla yakalanarak Türkiye’ye getirilmişti.
Saldırının faillerine yönelik operasyonların bir diğer aşamasında Ömer el-Hatip, 1 Ekim 2026’da deniz yoluyla Avrupa’ya kaçmaya çalışırken MİT tarafından yakalanmıştı. Kırmızı bültenle aranan el-Hatip’in saldırının planlanması ve organizasyonunda yer aldığı, failler ile Beşar Esad yönetimine bağlı istihbarat mensupları arasındaki koordinasyonu sağladığı belirtilmişti.
El-Hatip’in, Yusuf Nazik ile birlikte Şubat 2013’te Hatay üzerinden Türkiye’ye giriş yaptığı ve saldırının gerçekleştirileceği noktaların belirlenmesinde rol aldığı ifade edilmişti.
Mihraç Ural’ın yakalandığı haberini sevinçle karşıladıklarını belirten 11 Mayıs Reyhanlı Şehitler Derneği Başkanı Ahmet Tuna, operasyonda emeği geçenlere teşekkür etti.
Tuna, “Bize çok müjdeli bir haber geldi. Mihraç Ural nihayet MİT’in yaptığı başarılı bir operasyonla Lübnan sınırında yakalandı. İnşallah birkaç gün içerisinde Türkiye’ye getirilecek. Bizim her zaman söylediğimiz gibi, şehit ailelerinin de dediği gibi, bizim kırmızı çizgimiz Mihraç Ural’dı. Çünkü Türkiye’yi, Hatay’ı, Reyhanlı’yı kana bulayan bu caninin yakalanması bizi öyle bir mutlu etti ki sanki çocuklarımız yeniden doğmuş gibi oldu. Çocuklarımızla barıştık. Çünkü içimizde şehitlerimize karşı bir sorumluluğumuz vardı. Devletimize, MİT’imize, emeği geçen herkese binlerce teşekkür ediyoruz. Allah razı olsun. Var olsun Türkiye Cumhuriyeti. Tam mutlu etti. Yüreğimiz buz gibi oldu” dedi.
Saldırının faillerinden firarda olanların tamamının yakalandığını düşündüklerini söyleyen Tuna, şüphelilerin yargılanacağı duruşmalara şehit aileleri olarak katılmak istediklerini belirtti.
Tuna, “Çok şükür kimse kalmadı. Tabii varsa da devletimiz bunları iyi biliyor. Çünkü onları da bulur, getirir. Bundan eminiz. Bunların mahkemesi Ankara’da olacak. İnşallah bütün şehit aileleri eksiksiz olarak mahkemeye gideceğiz. Mihraç Ural’ın yüzüne baka baka lanetleyeceğiz. ‘Allah belasını versin’ diyeceğiz. Ülkemizi bölmeye çalıştılar. Kardeş kanı dökmeye çalıştılar. Biz bunlara lanetlemeyip de kimi lanetleyelim” ifadelerini kullandı.
Saldırıda oğlu Murat Yelliz’i kaybeden İbrahim Yelliz de Ural’ın yakalanmasından duyduğu memnuniyeti dile getirerek, “Saldırıda şehitlerimiz oldu, yüreğimiz yandı. Ural’ın yakalanmasına çok sevindik. Devletimize çok teşekkür ederiz. Bir daha böyle acılar yaşanmasın. Ve bu canilerden hesabımızı bu kaybettiğimiz şehitlerin hesabını sorsun” diye konuştu.