Bolu Kartalkaya’da 21 Ocak 2025’teki otel yangınında oğlu tıp fakültesi son sınıf öğrencisi intörn doktor Yiğit Gençbay’ı (24) kaybeden Danıştay 9’uncu Daire Başkanı Abdurrahman Gençbay, savcılığın bazı sanıklara verilen cezaları fazla bulup istinaf mahkemesine başvurmasına ilişkin, Bu karar toplum vicdanında yer etmiştir. ‘Olası kast’ bu olayda daha fazla ceza vermek için değil, unsurları oluştuğu için uygulanmıştır. Bu nedenle verilen cezanın yerinde olduğunu düşünüyoruz. Toplumda karşılığını bulmuş, toplum vicdanında yer etmiş bu kararı örselemeyelim. Bu karara dokunmayalım, bu karar dokunanı yakar dedi.
Bolu 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi, Grand Kartal Otel’de 78 kişinin yaşamını yitirdiği, 133 kişinin de yaralandığı yangına ilişkin davada 4 Kasım 2025 tarihinde kararını açıkladı. Mahkeme, dosyada yer alan 32 sanıktan 11’ine müebbet hapis cezası verdi. Kararın ardından Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı, hükmün bozulması talebiyle istinaf yoluna başvurdu.
Savcılık, otel sahibi Halit Ergül’ün eşi Emine Murtezaoğlu Ergül ile kızları Ceyda Hacıbekiroğlu ve Elif Aras’ın yanı sıra otel müdürü Zeki Yılmaz hakkında “olası kastla öldürme” yerine “bilinçli taksirle öldürme” suçunun uygulanmasını istedi. Ayrıca sertifikasyon firması yetkilisi Ali Ağaoğlu ile firma çalışanı Aleyna Beşinci, Bolu İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Sırrı Köstereli, Genel Sekreter Yardımcısı Bünyamin Bal, Ruhsat ve Denetim Müdürü Yeliz Erdoğan ile eski müdür Mehmet Özel için de “bilinçli taksir” değil, “taksirle öldürme” suçlaması talep edildi.

Yangında mahsur kalan kişileri kurtarmak için yeniden otele giren ve arkadaşı makine mühendisi Alp Mercan (25) ile birlikte yaşamını yitiren intörn doktor Yiğit Gençbay’ın ailesi, facianın yıl dönümünde DHA’ya konuştu. Başkent Üniversitesi Tıp Fakültesi son sınıf öğrencisi olan Yiğit Gençbay’ın babası, Danıştay 9’uncu Daire Başkanı Abdurrahman Gençbay, Kartalkaya’daki yangının Cumhuriyet tarihindeki en büyük otel yangını olduğunu söyledi.
Gençbay, “Bu olay, birçok sorumlunun ihmali, kusuru ve hatasının birleşmesiyle ortaya çıkan organize bir kötülüktür. Yiğit çok başarılı bir öğrenciydi, idealistti ve iyi bir hekim olmak istiyordu. Amerika’da MIT’de eğitim aldı, genel cerrah olmayı hedefliyordu. Yangından kurtulmuş olmasına rağmen içeriden gelen çocuk seslerini görmezden gelemedi. Arkadaşı Alp ile birlikte tekrar içeri girdi. Onlar şehittir. Türkiye’nin kalbinde yer ettiler ama bizim yüreğimizi dağladılar. Aradan neredeyse bir yıl geçti, acımız dinmedi. İnsanlar bir otele girdiklerinde, canlarını işletmecilere emanet eder ve denetlendiğine inanır” dedi.

Yargılama sürecinin adil yürütüldüğünü belirten Gençbay, savcılığın iddianame ve mütalaa aşamasına dikkat çekti. Gençbay, “Savcılık, iddianamede 13 sanık için olası kast talep ederken, esas hakkındaki mütalaasında bu sayıyı 5’e düşürdü. Buna rağmen mahkeme, delillere dayalı, vicdanları rahatlatan bir hüküm kurdu. Bu karar, toplumda yargıya olan güveni yeniden güçlendirdi. Kararın tebliğinin ardından biz de bazı sanıklar yönünden istinafa başvurduk. Savcılık da kendi görüşü doğrultusunda istinaf etti. Ancak olası kast, daha ağır ceza vermek için değil, bu dosyada unsurları oluştuğu için uygulandı” ifadelerini kullandı.

Yangına ilişkin kamu kurumlarının rolüne de değinen Gençbay, otelin denetiminden sorumlu iki kurumun Turizm Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı olduğunu söyledi. Bilirkişi raporlarında kamu görevlilerinin birinci dereceden sorumlular arasında yer aldığını hatırlatan Gençbay, “Başlangıçta soruşturma izni verilmedi. Kamuoyu baskısıyla biri stajyer olmak üzere üç kişi için izin çıktı. Ancak kamu görevlileri hakkında hâlâ bir iddianame yok. Bu eksikliğin giderilmesi gerektiğini düşünüyoruz” dedi.

Facianın büyümesinde itfaiye araçlarının otelin arka kısmına ulaşamamasının da etkili olduğunu vurgulayan Gençbay, bunun yıllardır bilinen bir sorun olduğunu söyledi. Gençbay, “Yangın uygunluk raporunu verenler bellidir. O dönemde görev yapan yetkililer ve yöneticiler de sorumluluk taşır. Bu nedenle İçişleri Bakanlığı’na başvurduk. Ben 35 yıllık bir yargıcım. Toplumda yargıya güven sorunu yaşanıyor. Ancak bu karar, toplum vicdanında yerini buldu. Oğlumu geri getirmeyecek ama başka annelerin feryadına karşılık olacak. Bu kararı örselemeyelim. Bu karara dokunan yanar” diye konuştu.

Yiğit Gençbay’ın annesi, Ankara 11’inci İdare Mahkemesi Başkanı Serpil Gençbay ise oğlunun kişiliğini anlattı. Serpil Gençbay, “Yiğit çok duyarlı, yardımsever, kimseyi üzmeyen bir çocuktu. Alp ile aralarında çok güçlü bir bağ vardı. İkisi de birbirini durdurabilirdi ama aynı duyguyla içeri girdiler. Artık ikisi de bizim evladımız. Türkiye’nin evlatları. İnsanlığa ne demek olduğunu gösterdiler. İkisi de kahraman” dedi.

1/10

2/10

3/10

4/10

5/10

6/10

7/10

8/10

9/10

10/10
OTELDEKİ SON GÖRÜNTÜLERİ
Yangında hayatını kaybeden Yiğit Gençbay ve Alp Mercan’ın, facia öncesinde otelin güvenlik kameralarına yansıyan son görüntülerine ulaşıldı. Görüntülerde iki arkadaşın resepsiyon görevlileriyle konuştuğu anlar yer aldı.