Türk edebiyatında sessiz ama derin adımlarla ilerleyen Serdar Bilgin, son kitabı Kırık Zamanlar ile hem edebiyat çevrelerinde hem de okur dünyasında güçlü bir etki yarattı. Eğitimci kimliğiyle tanınan, yıllarını Anadolu’nun farklı şehirlerinde gençlere edebiyat anlatmaya adamış Bilgin, bu kez sınıfın sessizliğini kitap sayfalarına taşıdı. Ortaya ise yalnızca bir roman değil; bir neslin bastırılmış duygularını görünür kılan çarpıcı bir anlatı çıktı.
Bir Dönem, Bir Nesil, Çok Fazla Suskunluk
1960–1990 arası Türkiye… Darbeler, ideolojik kamplaşmalar, sokakların gerginliği, evlerin içindeki fısıltılar. Kırık Zamanlar, bu çalkantılı yılları magazin başlıklarında sıkça gördüğümüz büyük olaylar üzerinden değil; o olayların gölgesinde kalan sıradan insanların hayatları üzerinden anlatıyor. Okur, kitabı okurken bir ülkenin değil, bir kuşağın kalbine bakıyor.

Sosyal Medyada Dilden Dile
Kitap yayımlanır yayımlanmaz sosyal medyada dikkat çekmeye başladı. Okurlar, “annemin gençliği”, “babamın hiç anlatmadığı yıllar”, “bizim evin suskunluğu” gibi yorumlarla Kırık Zamanlar’ı kişisel hikâyeleriyle ilişkilendiriyor. Bazı okurlar için kitap bir roman, bazıları içinse aile albümünde eksik kalan fotoğrafların yazılı hali.
Şiir Tadında Satırlar, Sert Gerçekler
Serdar Bilgin’in dili ne sert ne de yumuşak; tam olması gerektiği yerde duruyor. Yer yer şiirsel bir akışla ilerleyen anlatı, bir anda tok bir gerçekle okuru sarsabiliyor. Nazım Hikmet’in umuda yaslanan sesi ile Said Nursî’nin içsel derinliği, metnin ruhuna gizlice sinmiş durumda. Bu göndermeler göz önünde değil, satır aralarında hissediliyor.
Edebiyatçı Değil, Tanık Gibi
Bilgin, yazdıklarıyla akıl vermiyor, taraf tutmuyor, yargı dağıtmıyor. O, yaşanmışlıklara tanıklık eden bir anlatıcı gibi duruyor. Eğitimci geçmişi, insan hikâyelerine yaklaşımındaki inceliği belirgin kılıyor. Sosyoloji eğitimi ise kitabın alt metnini güçlendiriyor; okur, okuduklarının sadece duygu değil, sağlam bir gözlem olduğunu hissediyor.

Kulislerde Konuşulan İddia
Edebiyat kulislerinde Kırık Zamanlar için “yılın en sahici kitaplarından biri” yorumları yapılmaya başlandı. Bazı okurlar şimdiden kitabın devamını ya da benzer bir anlatı evrenini bekliyor. Serdar Bilgin ise bu ilgi karşısında sessizliğini koruyor; röportaj vermekten çok, okurun kitabıyla baş başa kalmasını tercih ediyor.
Kırık Zamanlar, yüksek sesle bağıran bir kitap değil.
Ama okurun içini uzun süre terk etmeyenlerden…