Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, “Herkes duysun ve bilsin ki burası Türkiye Cumhuriyeti Devleti’dir ve Türkiye, Müslüman bir ülkedir. Türk milleti Müslümandır ve dünya var olduğu sürece de Müslüman kalmaya devam edecek” dedi.
Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, partisinin genel merkez binasında düzenlediği basın toplantısında gündeme dair kapsamlı açıklamalarda bulundu.
Destici, Balıkesir 9. Ana Jet Üssü’nden görev uçuşu sırasında kaza kırıma uğrayan F-16 uçağı pilotu Binbaşı İbrahim Bolat’ın hayatını kaybettiğini üzüntüyle öğrendiklerini belirtti. Şehit pilot için “Yüce Allah’tan rahmet, ailesine, yakınlarına, kahraman silah arkadaşlarına ve Türk milletine baş sağlığı diliyoruz” dedi. Kazanın nedenlerinin savcılık ve Hava Kuvvetleri incelemeleri ile ortaya çıkacağını vurguladı.
Destici, Millî Eğitim Bakanlığı’nın “Maarifin Kalbinde Ramazan” temalı çalışmasına karşı çıkan 168 kişilik topluluğu eleştirdi. Bu kişilerin İslamî değerler ve ramazan uygulamalarına yönelik tepkilerini “laiklik maskesi altında” değerlendiren Destici, Türkiye’nin Müslüman bir devlet olduğunu ve halkın inançlarını koruyacağını vurguladı. Destici, geçmiş dönemlerde yapılan müdahalelere (1980 darbesi, 28 Şubat, 27 Nisan, 15 Temmuz) rağmen milletin inançlarından vazgeçmediğini belirtti.
Destici, İmralı’daki terör örgütü lideri Öcalan’a yönelik “baş müzakereci statüsü” tartışmalarına da değindi. Destici, Öcalan’ın terör örgütü ve siyasi uzantıları üzerinde artık etkisinin olmadığını, söz konusu taleplerin hukuk devleti ve egemenlik ilkeleri çerçevesinde kabul edilemeyeceğini belirtti. Barışın yolunun hukuku esnetmek değil, şiddetin tasfiyesi ve demokratik siyasetin güçlendirilmesinden geçtiğini ifade etti.
Destici, konuşmasını şu sözlerle tamamladı:
“Hukuku sağlam tutarak ve kararlı biçimde uygulayarak toplumsal güven tesis edilebilir. Gerçek barışın yolu, hükümlü bir örgüt liderine yeni payeler vermek değil, silahın tamamen ortadan kaldırılmasıdır.”
Bu açıklamalar, BBP’nin hem milli güvenlik hem de dini ve toplumsal değerlere dair tutumunu net biçimde ortaya koydu.