İSEDAK 42’nci Bakanlar Toplantısı Açılış Oturumu’nda konuşan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, İsrail’in kışkırtmalarıyla İran’a yönelik saldırılar ve özellikle Hürmüz Boğazı’ndaki gerilim günümüzde hem bölgemizin istikrarı ve refahını hem de küresel refahı tehdit etmeye devam ediyor. Burada da çözümün anahtarı bellidir. Diplomasi ve diyalogdan asla vazgeçilmemelidir. Türkiye olarak arabulucuların çabalarını destekliyor, müzakere yoluyla çözüm için en üst düzeyde katkımızı sunuyoruz dedi.
Cevdet Yılmaz: “Diplomasi ve Diyalogdan Asla Vazgeçilmemelidir”
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, İstanbul Kongre Merkezi’nde düzenlenen İSEDAK 42’nci Bakanlar Toplantısı Açılış Oturumu’na katıldı. Programa Yılmaz’ın yanı sıra Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Ticaret Bakanı Ömer Bolat, üye ülke heyetleri ile İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) ve uluslararası kuruluşların temsilcileri iştirak etti.
Toplantıda konuşan Yılmaz, Filistin halkının yıllardır işgal, yerleşimci terörü, zorla göç ve sistematik baskılara maruz kaldığını belirterek Gazze’de ateşkese rağmen can kayıplarının devam etmesinden üzüntü duyduklarını söyledi. İsrail’in Filistin’deki işgal ve saldırılarının halkın güvenliğini ve bölgesel istikrarı tehdit ettiğini ifade eden Yılmaz, Gazze’nin yeniden imarının önünün açılması ve Filistin topraklarındaki soykırımın durdurulması için somut adımlar atılması gerektiğini vurguladı. Türkiye’nin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde yürüttüğü diplomatik çabaların süreceğini kaydeden Yılmaz, İSEDAK’ın Filistinlilere yönelik Kudüs Programı kapsamında tamamlanan 28 projeye ek olarak bu yıl 10 yeni projenin daha uygulamaya alındığını aktardı.
Suriye’de 8 Aralık Devrimi ile başlayan yeni dönemde ülkenin birlik ve bütünlüğünün sağlanmasına yönelik adımları memnuniyetle karşıladıklarını belirten Yılmaz, Suriye halkının barış, huzur ve refah içinde yaşayacağı bir geleceğin inşasını desteklediklerini ifade etti. İSEDAK Suriye Programı kapsamında helal standartlar, ticaret, mesleki eğitim, planlama ve strateji yönetimi alanlarında projelerin başlatıldığını, bu çalışmaların sonuçlarının düzenlenen panelde heyetlerle paylaşıldığını söyledi. Türkiye’nin gelecek yıl da Suriyelilere proje desteğini sürdüreceğini bildirdi.
İran’a yönelik saldırılar ve Hürmüz Boğazı’ndaki gerilimin bölgesel ve küresel refahı tehdit ettiğine dikkati çeken Yılmaz, çözüm için diplomasi ve diyalogdan vazgeçilmemesi gerektiğini dile getirdi. Türkiye’nin arabuluculuk girişimlerini desteklediğini ve müzakere yoluyla çözüm için katkı sunduğunu belirtti. Yemen’de Husilerin sivillere ve sivil altyapılara yönelik saldırılarını kabul edilemez olarak nitelendiren Yılmaz, Suudi Arabistan’a destek vermeyi sürdüreceklerini, Kızıldeniz ve Babülmendep Boğazı’nda seyrüsefer serbestisinin sağlanması için uluslararası ortaklarla çalışacaklarını kaydetti.
Azerbaycan ile Ermenistan arasındaki barış ve normalleşme sürecine, Kafkasya’da istikrarın güçlendirilmesine ve Orta Koridor’un işlevinin artırılmasına yönelik çabaları desteklediklerini belirten Yılmaz, Türkiye-Afrika ilişkilerinin karşılıklı saygı, eşit ortaklık ve kazan-kazan ilkeleri doğrultusunda geliştirildiğini söyledi. Bu ilişkilerin 8-9 Aralık 2026 tarihlerinde Libya’da düzenlenecek 4’üncü Türkiye-Afrika Ortaklık Zirvesi ile daha ileri taşınacağını ifade etti.
Sudan’da üç buçuk yıldır devam eden çatışmalardan duydukları üzüntüyü dile getiren Yılmaz, ülkedeki insani krizin göz ardı edilmemesi gerektiğini vurguladı. Türkiye’nin Sudan’da barışın sağlanması, ülkenin toprak bütünlüğü, egemenliği ve bağımsızlığının korunması için yürütülen çabalara destek vermeyi ve insani yardımlarını sürdürmeyi hedeflediğini belirtti. Somali’de son 15 yılda önemli ilerlemeler kaydedildiğini, bölgeyi istikrarsızlaştırmaya yönelik gelişmeleri yakından takip ettiklerini aktaran Yılmaz, İsrail’in Somaliland’ı tanıma kararına karşı Somali’nin egemenliği ve toprak bütünlüğünü desteklemeye devam edeceklerini söyledi. Kuzey Afrika ülkeleriyle gelişen ilişkilerin de bölgenin barış, istikrar ve refahına katkı sunduğunu kaydetti.
Libya’nın istikrarı ve güvenliği için çabaların sürdüğünü belirten Yılmaz, kalıcı istikrarın Libyalıların öncülüğünde ve sahipliğinde yürütülecek diyalog süreciyle sağlanabileceğine inandıklarını ifade etti. Sahel ülkelerinin terörle mücadelesine destek verilmesi ve terör tehdidinin diğer bölge ülkelerine yayılmasının önlenmesi için işbirliğinin artırılması gerektiğini söyledi. Sürdürülebilir kalkınmada aile kurumunun temel unsur olduğunu dile getiren Yılmaz, aileyi tehdit eden zararlı akımlara ve insan fıtratına aykırı olarak nitelendirdiği ideolojilere karşı aile yapısının korunması ve güçlendirilmesi gerektiğini belirtti.
Küresel ekonomik görünümü de değerlendiren Yılmaz, 2026 yılında ekonomik büyümenin yüzde 3 seviyesinde gerçekleşmesinin, küresel ticaret hacminin ise tarihsel ortalamanın altında, yüzde 3 dolayında kalmasının beklendiğini söyledi. İsrail’in kışkırtmalarıyla başlayan savaşların enerji fiyatları üzerinden ekonomiler üzerinde baskı oluşturduğunu ifade eden Yılmaz, enerji güvenliği için kaynak ve güzergâh çeşitliliği ile bölgesel işbirliğinin önemine işaret etti.
İSEDAK Tercihli Ticaret Sistemi’nin daha etkin uygulanması ve kapsamının genişletilmesi için Ticaret Müzakereleri Komitesi bünyesinde yürütülen çalışmaları memnuniyetle karşıladıklarını belirten Yılmaz, ticaretin yalnızca tarife indirimleriyle sınırlı kalmaması gerektiğini söyledi. Gümrük işlemlerinin kolaylaştırılması, dijital ticaretin desteklenmesi, hizmet ticareti ve yatırımların önünün açılması çağrısında bulunan Yılmaz, sisteme henüz taraf olmayan ülkeleri gerekli adımları atmaya, üye ülkeleri ise uygulamadaki sorunların giderilmesine katkı sunmaya davet etti. Komite bünyesindeki görüşmelerin somut sonuçlara dönüşmesinin ve genişleme iradesinin hayata geçirilmesinin önemini vurguladı.
Ticaret finansmanının daha erişilebilir ve uygun maliyetli hale getirilmesine yönelik kararlar alınması gerektiğini kaydeden Yılmaz, dijitalleşme, finansmana erişim ve işbirliği ağları oluşturmayı amaçlayan İSEDAK KOBİ Programı’na henüz katılmayan ülkelere de çağrıda bulundu. Helal ürün ve hizmet belgelerinin karşılıklı tanınmasının önemine değinen Yılmaz, 2023 yılında temelleri atılan Helal Akreditasyon Kurumları İslami Forumu’nun faaliyete geçmesi için ülkelerin destek sağlamasını beklediklerini söyledi.
İSEDAK Çalışma Gruplarının uluslararası kuruluşlar, özel sektör ve sivil toplumun katkılarıyla verimli çalışmalar yürüttüğünü belirten Yılmaz, bu grupların önerilerinin hayata geçirilmesi amacıyla 31 projeye destek verildiğini açıkladı. Programın başladığı 2013 yılından bu yana desteklenen toplam proje sayısının 209’a ulaştığını bildiren Yılmaz, iklim değişikliğiyle mücadelede taahhütlerin somut adımlara dönüştürülmesi gerektiğini ifade etti. Türkiye’nin, Akdeniz Havzası ve İİT coğrafyası başta olmak üzere kırılgan bölgelerin iklim değişikliğinin olumsuz etkileriyle mücadelesinde ön safta yer almak için çaba gösterdiğini kaydetti.