Şişli’de 10 yıl önce evinin önünde uğradığı silahlı saldırıda hayatını kaybeden ‘Mezdeke’ dans grubu üyesi Aynur Kanbur cinayetine ilişkin ilk duruşma görüldü. Tutuklu sanık Bülent Gündüz, Kanbur ailesi saygın bir aileydi. Aynur Kanbur’a ‘Neden böyle yapıyorsun?’ diye hesap sormaya çalıştım. Bana küfür ve hakaret edince belimdeki silahı çekip ateş ettim. Kimse beni azmettirmedi dedi. Sanıkların tutukluluk hallerinin devamına hükmeden mahkeme heyeti, duruşmayı 22 Aralık’a erteledi.
Şişli’de 10 yıl önce evinin önünde silahlı saldırıya uğrayarak hayatını kaybeden Mezdeke dans grubu üyesi Aynur Kanbur’un cinayetine ilişkin davanın ilk duruşması, İstanbul Adalet Sarayı 9. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yapıldı. Bülent Gündüz, Fazlı Kar, Serdar Kar ve firari Yüksel Kar hakkında “tasarlayarak öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep edildi. Bülent Gündüz için ayrıca ruhsatsız silah bulundurma suçundan 2 yıldan 4 yıla kadar hapis istendi.
Tutuklu sanıklar Bülent Gündüz, Fazlı Kar ve Serdar Kar’ın katıldığı duruşmada, Aynur Kanbur’un ablası Dilek Yıkmış ve taraf avukatları da hazır bulundu. Firari sanık Yüksel Kar’ın aranmasına devam edildiği bildirildi.
Tutuklu sanık Bülent Gündüz, savunmasında Aynur Kanbur’la daha önce sahilde karşılaştığını ve kendisiyle konuşmak istediğini belirtti. Kanbur’un evinin adresini öğrendiğini söyleyen Gündüz, olay günü evine gittiğini ve kapıyı açmasının ardından içeri girdiğini anlattı.
Gündüz, Kanbur’un mesleğini bıraktığını söylemesine rağmen bu işi sürdürdüğünü düşündüğünü ifade ederek kendisiyle tartıştığını söyledi. Kanbur’un küfür ve hakaret ettiğini öne süren Gündüz, “Belimdeki silahı çekip ateş ettim. Olay böyle oldu. Kimse beni azmettirmedi” dedi.
Mahkeme başkanının diğer sanıklarla ilişkisini sorması üzerine Gündüz, onların teyzesinin çocukları olduğunu söyledi. Aynur Kanbur ile sanıklar arasında miras anlaşmazlığı bulunup bulunmadığını bilmediğini belirten Gündüz, diğer sanıkların kendisini azmettirdiği iddiasını da reddetti.
Tutuklu sanık Serdar Kar, Aynur Kanbur’u annesinin uzaktan akrabası olması nedeniyle tanıdığını, cinayetle ilgisinin bulunmadığını savundu. Kar, Kanbur’un kardeşi Bülent Gündüz’ün, Yüksel ve Fazlı Kar’ı azmettirici olarak gösterdiğini ve bu nedenle kendilerinin de dosyada yer aldığını öne sürdü.
Olay günü telefonunun kapalı olduğuna ilişkin iddialara karşı çıkan Kar, yaşadıkları bölgede baz istasyonunun kaldırıldığını ve telefon kayıtlarının bu durum dikkate alınarak incelenmesi gerektiğini söyledi. Bülent Gündüz ile aralarında 1999 mesaj bulunduğunu ifade eden Kar, mesajların içeriğini araştırdığını belirtti.
Miras meselesinin Dilek Yıkmış’ın kendileri hakkında dilekçe vermesinden sonra gündeme geldiğini söyleyen Kar, arazilerin kendileri doğmadan önce satıldığını ve bundan haberlerinin olmadığını iddia etti. Aynur Kanbur’u ya da ablası Dilek Yıkmış’ı aramadığını belirten Kar, “O aileden hiç kimseyi aramışlığım yok. Çünkü kendilerini tanımıyorum” dedi.
Tutuklu sanık Fazlı Kar da suçlamaları kabul etmediğini ve cinayetle bağlantısının bulunmadığını ileri sürdü. Bülent Gündüz’ün teyzesinin oğlu olduğunu belirten Kar, yaşları yakın olduğu için telefonla görüştüklerini ancak onu azmettirmediğini savundu.
Ümraniye ve Etiler’de işletmelerinin bulunduğunu söyleyen Kar, HTS kayıtlarında saat 19.50’de Ümraniye’de, 20.00’de Etiler’de ve gece saat 24.00’te evinde göründüğünü belirtti. Aynur Kanbur’u hayatında hiç görmediğini, kendisiyle yüz yüze ya da telefonla iletişim kurmadığını söyleyen Kar, ailesiyle de herhangi bir bağlantısının olmadığını ifade etti.
Olaydan sonra Gündüz ile görüşüp görüşmediği sorulan Kar, aradan uzun zaman geçtiği için hatırlamadığını ancak dönem dönem telefonla iletişim kurduklarını söyledi.
Aynur Kanbur’un ablası Dilek Yıkmış, mahkemede yaptığı açıklamada kardeşinin dans hocası ve balerin olduğunu, çalışarak kazandığı paraları vakıflara bağışladığını söyledi. Kanbur’un yaşam tarzı üzerinden yapılan nitelendirmelere tepki gösteren Yıkmış, kardeşinin öldürüldüğü gün kaçmaya çalıştığını, yere düştükten sonra üzerine sekiz el daha ateş edildiğini öne sürdü.
Kardeşinin kafasından çıkan son kurşunu polise kendisinin teslim ettiğini söyleyen Yıkmış, Bayram Kanbur’un Bülent Gündüz, Fazlı Kar ve Serdar Kar’ı yönlendirdiğini iddia etti. Bayram Kanbur’dan şikâyetçi olduğunu belirten Yıkmış, “Siz ne kadar gizlerseniz gizleyin, yüce adalete hesap vereceksiniz. Paramparça edip Aynur’u öldürdünüz, birbirinize düşeceksiniz” dedi.
İddianamede, Bülent Gündüz’ün olay günü saat 19.01’de Avcılar Metrobüs durağından metrobüse bindiği ve 19.47’de Mecidiyeköy’de indiği belirtildi. Yolculuk sırasında telefonunu kapatmış olabileceği kaydedilen Gündüz’ün, sanal medya fotoğraflarındaki kıyafetlerinin olay görüntülerinde yer alan şüphelinin montuyla benzerlik gösterdiği; kulak, yüz ve burun yapısının da Gündüz ile uyumlu olduğu değerlendirildi.
Gündüz’ün ifadesinde, Kanbur’un yaşam tarzını aile değerlerine aykırı bulduğu için cinayeti işlemeye karar verdiğini anlattığı belirtildi. İddianameye göre Gündüz, olay günü binaya giderek Kanbur’u balkonda gördü, ardından diafondan kendisini kargo görevlisi olarak tanıttı. Kanbur’un kendisini tanıyıp bağırmaya başlaması üzerine yaklaşık iki adım mesafeden 3-4 el ateş ettiğini söyledi.
Gündüz’ün olayın ardından otobüsle Hisarüstü’ndeki iş yerine gittiği, 2-3 gün sonra cinayette kullandığı silahı Emirgan’dan Kanlıca’ya giderken denize attığını anlattığı kaydedildi. Gündüz, kendisini azmettiren kimsenin olmadığını savundu. Olay yerinde 11 Haziran’da keşif yapıldığı da belirtildi.
Telefon kayıtlarına ilişkin incelemelerde Gündüz’ün Fazlı ve Serdar Kar ile irtibatının bulunduğu kaydedildi. Serdar Kar’ın cinayetten hemen önce son görüşmesini yaptığı, ertesi gün saat 10.13’e kadar telefonunun kapalı olduğu ve bu süre içinde Gündüz’e iki mesaj gönderdiği belirtildi. Yüksel Kar’ın olaydan üç gün önce ABD’ye gittiği, cinayetten hemen önce telefonunu kapattığı, ertesi gün öğle saatlerine kadar görüşme kaydının bulunmadığı ve olay sonrasında yoğun GPRS kullanımı tespit edildiği aktarıldı.
Mahkeme heyeti, tutuklu sanıkların tutukluluk hâllerinin devamına karar vererek duruşmayı 22 Aralık tarihine erteledi. Duruşma sonrasında Aynur Kanbur’un ablası Dilek Yıkmış ve diğer yakınları ile sanık avukatları arasında tartışma yaşandı. Polis ekiplerinin müdahalesiyle tartışma sona erdi.