Ümraniye’de polis memuru Şeyda Yılmaz’ın şehit edilmesine ilişkin 3 polisin yargılandığı davanın ilk duruşması görüldü. Tutuksuz sanık polis memuru Abdullah A. savunmasında, Daha öncesinde karakoldan bu şekilde kaçan olmadı ancak normalde lavaboda olmasaydım Ramazan’ın şüpheli şahsı ailesiyle görüştürmesine izin vermezdim. Meydana gelen olayda benim herhangi bir ihmalim yoktur dedi. Mahkeme, duruşmayı 27 Kasım’a erteledi.
İstanbul Ümraniye Ihlamurkuyu’da 22 Eylül 2024’te motosiklet hırsızlığı suçundan yakalandıktan sonra karakoldan firar eden ve 26 suç kaydı bulunan Yunus Emre Geçti’nin polis memuru Şeyda Yılmaz’ı şehit etmesine ilişkin 3 polis memurunun yargılandığı davanın ilk duruşması görüldü.
“RAMAZAN’IN İNİSİYATİF ALDIĞINI DÜŞÜNÜYORUM”
Sanık Abdullah A., olay günü Şehit İsmail Akkoyun Karakolu’nda grup amiri olarak görev yaptığını söyledi. Akşam saatlerinde görevli olduğunu belirten Abdullah A., lavabodayken bir gürültü duyduğunu, dışarı çıktığında polis memuru Ramazan A.’nın, Yunus Emre Geçti’nin annesinin yemek getirdiğini ve yemeği vermesi için bir süre uzaklaştığı sırada şüphelinin kaçtığını söylediğini aktardı.
Bunun üzerine WhatsApp üzerinden diğer gruplara şüphelinin kaçtığını, tehlikeli olabileceğini ve destek gerektiğini bildirdiğini ifade eden Abdullah A., karakoldaki ana monitörden polis memuru Adem ile birlikte şüphelinin kaçış yönünü takip ettiklerini ve araç talep ettiğini söyledi.
Araç geldiğinde polis memuru Adem’in, polis memuru Kürşat Hakkı S. ile şehit polis memuru Şeyda Yılmaz’ın şüphelinin peşinden gittiklerini, kendisinin vurulduğunu ve Abdullah A.’yı aradığını söylediğini aktaran sanık, iki polis memurunun şüphelinin peşinden gittiğini bu ana kadar bilmediğini belirtti.
Abdullah A., “Benim böyle bir talimatım olmadı. Normalde karakolda işlemler için bekleyen kişilerin herhangi bir sebeple aileleriyle görüştürülmesine izin vermiyoruz. Ramazan’ın inisiyatif aldığını düşünüyorum” dedi.
Savcıdan talimat gelene kadar şüphelilerin kimseyle görüştürülmediğini ve bu uygulamanın tüm şüpheliler için geçerli olduğunu söyleyen Abdullah A., daha önce karakoldan bu şekilde firar yaşanmadığını belirtti.
Olay sırasında lavaboda olmasaydı Ramazan A.’nın şüpheliyi ailesiyle görüştürmesine izin vermeyeceğini ifade eden Abdullah A., “Meydana gelen olayda benim herhangi bir ihmalim yoktur. Suçlamayı kabul etmiyorum, beraatımı talep ediyorum” dedi.
DURUŞMA 27 KASIM’A ERTELENDİ
Mahkeme, eksik hususların giderilmesi için duruşmayı 27 Kasım Cuma gününe erteledi.
İDDİANAMEDEKİ SUÇLAMALAR
Şeyda Yılmaz’ın şehit edilmesine ilişkin 3 polis memuru hakkında “görevi kötüye kullanma” suçundan 6 aydan 2 yıla kadar hapis istemiyle iddianame düzenlendi.
İddianamede polis memuru Abdullah A.’nın polis merkezinde komiser, diğer iki sanığın ise polis memuru olduğu belirtildi.
İddianamede, hırsızlık şüphesiyle yakalanan Yunus Emre Geçti’nin polis merkezindeki muhafaza odasında tutulduğu, Geçti’nin annesi ve yakınlarının “yemek getirdik, görüşebilir miyiz” talebi üzerine polis memuru Ramazan A.’nın şüpheliyi ailesiyle görüştürmek için odadan çıkardığı ve bu sırada Geçti’nin firar ettiği kaydedildi.
Komiser Abdullah A.’nın yakalama çalışmaları kapsamında Şeyda Yılmaz ve Kürşat Hakkı S.’yi görevlendirdiği, Ihlamurkuyu Mahallesi Petrolyolu Caddesi’nde yaşanan kovalamaca ve arbedede Şeyda Yılmaz’ın hayatını kaybettiği aktarıldı.
İddianamede, Ramazan A.’nın gözaltındaki Geçti’yi nezaret odasından tek başına ve kelepçesiz şekilde çıkardığı, ailesiyle görüştüğü sırada oradan uzaklaştığı ve bu sırada Geçti’nin kaçtığı ifade edildi.
Komiser Abdullah A.’nın olay sırasında amir odasında bulunduğu, Geçti’nin yalnız başına beklediği ve gerekli güvenlik tedbirlerinin alınmadığının belirtildiği iddianamede, polis memuru Kürşat Hakkı S.’nin ise kaçan Geçti’yi yakalamaya çalışırken görev silahının alınmasına neden olduğu ve bu silahla ateş açan şüphelinin Şeyda Yılmaz’ın ölümüne neden olduğu kaydedildi.