Dünya kuşlarının göç haritası: Türkiye kritik rotaların üzerinde

Dünya Kuşları Koruma Kurumu (BirdLife International) tarafından yayımlanan ‘Dünya Kuşlarının Durumu’ raporunda, Türkiye’nin de içinde bulunduğu coğrafya, dünyanın en büyük kuş göç sistemlerinden Afrika-Avrasya Göç Yolu Sistemi içerisinde yer alıyor. Türkiye’nin güneyinde Akdeniz’e açılan Antalya’da, güncel kayıtlarda 384 kuş türü bulunuyor.

Dünya kuşlarının göç haritası: Türkiye kritik rotaların üzerinde
A+
A-

Dünya kuşlarının göç haritası: Türkiye kritik rotaların üzerinde

BirdLife International’ın “Dünya Kuşlarının Durumu” raporu, göçmen kuşların dünya genelinde kullandığı göç yollarını ve bu rotalarda karşılaştıkları tehditleri ortaya koydu. Rapora göre 1843 göçmen kuş türünün yüzde 45’inin popülasyonu azalırken, 200 tür küresel ölçekte neslinin tükenmesi tehdidi altında bulunuyor.

Türkiye, Afrika-Avrasya göç sisteminde

BirdLife International tarafından kara ve su kuşları için 4 büyük göç yolu sistemi ve 8 ana göç yolu belirlenirken, deniz kuşları için de 6 göç yolu tanımlandı.

Türkiye’nin de içerisinde bulunduğu Afrika-Avrasya Göç Yolu Sistemi; Doğu Atlantik, Karadeniz-Akdeniz ve Doğu Asya-Doğu Afrika göç yollarını kapsıyor. Üç Palearktik-Afrika göç yolu, dünyanın en büyük kuş göç sistemini oluşturuyor.

Bu sistem üzerinden Avrupa ile Orta ve Batı Asya’daki üreme alanlarından tropikal Afrika’daki kışlama alanlarına 2 milyardan fazla ötücü ve ötücü benzeri kuşun göç ettiği belirtiliyor.

Kuşlar göç sırasında farklı alanları kullanıyor

Afrika-Avrasya Sistemi’nin önemli rotalarından Karadeniz-Akdeniz Göç Yolu, Türkiye’nin de yer aldığı güzergahlardan biri. Kuşların göç yolları yalnızca üreme ve üreme dışı alanları değil, yolculuk sırasında kullandıkları konaklama bölgelerini de kapsıyor.

BirdLife verilerine göre kuşlar göç sırasında dağ sıraları, su yolları ve kıyı şeritlerini takip ederken, büyük açık su kütlelerinden kaçınabiliyor. Göç sırasında hakim rüzgarlar ve yükselen hava akımlarından da yararlanabiliyorlar.

Koruma için uluslararası iş birliği gerekiyor

Raporda, göç yollarının okyanus ve kıtaların tamamına yayıldığı ve dünyadaki ülkeleri birbirine bağladığı ifade edildi. Kuşların yıllık yaşam döngüleri boyunca birden fazla ülkedeki üreme, konaklama ve üreme dışı dönem alanlarına bağımlı olduğu kaydedildi.

Bu nedenle göçmen kuşların korunmasının yalnızca tek bir ülkenin sorumluluğunda olmadığı belirtilirken, göç yollarının tamamında koordineli koruma çalışmalarının yürütülmesi gerektiği vurgulandı.

Yaşam alanlarının kaybı ve bozulması, yasa dışı ve sürdürülebilir olmayan avcılık, altyapı gelişimi, iklim değişikliği ve hastalıklar, göçmen kuşların karşı karşıya olduğu başlıca tehditler arasında sıralandı.

Antalya’da 384 tür kayıtlarda

BirdLife International’ın küresel koruma değerlendirmelerinin kullanıldığı ve Birds Canada tarafından barındırılan Avibase’ın 6 Ocak 2026 tarihli Antalya kontrol listesinde 384 kuş türü bulunuyor.

Antalya’da kaydedilen türlerin 18’inin küresel ölçekte tehdit altında olduğu belirtiliyor. Nesli tehlike altında bulunan dikkuyruk ile hassas kategorisindeki kırmızı göğüslü kaz ve elmabaş patka da listede yer alıyor.

BirdLife International, kuşların ve diğer biyolojik çeşitliliğin korunması açısından uluslararası öneme sahip alanları “Önemli Kuş ve Biyoçeşitlilik Alanları” olarak tanımlıyor. Bu alanlar, standartlaştırılmış ve veriye dayalı kriterlere göre belirleniyor.

Türkiye’de görülen tehdit altındaki göçmen kuşlar

Türkiye’nin içinde bulunduğu Afrika-Avrasya Göç Sistemi, çok sayıda tehdit altındaki göçmen kuş türünün kullandığı rotaları içeriyor.

Türkiye’de görülen türler arasında “Kritik Tehlikede” kategorisindeki sürmeli kızkuşu, “Tehlikede” kategorisindeki Mısır akbabası ve “Hassas” kategorisindeki dikkuyruk, elmabaş patka ile küçük sakarca bulunuyor.

BirdLife International’ın 2026 raporuna göre dünya genelinde 32 göçmen kuş türü “Kritik Tehlikede”, 57 tür “Tehlikede”, 111 tür ise “Hassas” kategorisinde yer alıyor. Böylece 200 göçmen kuş türünün, yani tüm göçmen kuşların yüzde 11’inin küresel ölçekte neslinin tükenmesi tehdidi altında olduğu belirtiliyor.

Raporda, bir göçmen türün yalnızca üreme alanlarının korunmasının yeterli olmayacağı; kışlama alanlarının kaybedilmesi veya göç sırasında yoğun av baskısıyla karşılaşılması halinde türün yine tehdit altında kalabileceği vurgulanıyor. Bu nedenle göçmen kuşların korunmasının ülkeler arasında paylaşılan bir sorumluluk olduğu ifade ediliyor.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.